06 Şubat 2012 Pazartesi

Ziyaretçi Defteri

  • didem bilgin didembilgin6c@mynet.com | istanbul 1 yıl önce eklendi

    bence harika bir site.içinde faydalı bilgiler var.iyi ki üye olmuşum.şu an hem şaşırıyorum hem de gülüyorum.yani muhteşem.bazı yerler hariç

    • İlhami Önder İlhamionder@otmail.com | Afyonkarahisar 1 yıl önce eklendi

      Yine maynet haberde okudum Yök başkanı beyefendi sanki yasamanını üzerinde imiş gibi türban konusunda açıklamalar yapabiliyor çok yazık bu memleketin hem ekmegini yiyeceksin hemde provakatörlük yapacaksın bundan mefeatin ne olacak 2011 seçimlerinde akeden adaymısın yoksa

      • zihni sinir zihnisinir75@gmail.com | İSTANBUL 1 yıl önce eklendi

        21yüzyılın en büyük şairiymiş…… Şiirleri akademi çevresinde, elden ele dolaşıyormuş… Şimdiden fanları bile oluşmuş…muş. Hadi bunları anladık ta,
        Dünya Edebiyatçılar Birliği tarafından nasıl olur da uluslar arası “ sır ” unvanı verirler…İşte bunu anlamak zor… Onlara sormak lazım, acaba şiirleri, böylesi bir uluslar arası ödülü, gerçekten hak ediyor mu? Diğer bir husus, bildiğim kadarıyla bu unvan, İngiltere’de egemenlerle tam bir uyum içinde olanlara verilir… Halk için yazdığını söyleyen biri için bu ödülü almak biraz tuhaf değil mi?
        Prof. Dr. Sinan Susam ( sokak şairlerini esirgeme derneği as başkanı )
        ******************************************************************************************************************
        Pırasa Gazetesi’nin 26.08.2009 tarihli “ Edebiyat Söyleşileri “ adlı yazısından alınmıştır.




        Onur Sezgin'den ' Tiyatral Şiirler '

        1.perde 2.kısım “ Gökkuşağı gibiydi ”

        Birinin bana “ Üstat! ” diye seslendiğini sandım
        Ve “ Efendim! ” diye yanıtladım onu
        Neden mi?
        Sonsuzluğu gördüm dün gece

        Saf ve tükenmeyen bir kaynaktan,
        Her türlü rengin bir araya geldiği
        Büyük bir gökkuşağı gibiydi
        Parlak olduğu kadar dingin
        Onur Sezgin 27.08.2009




        1. perde 2. kısım “ 11 yaşındaki bir çocuktan - Kumarbaz babaya öfke ”

        Tanrı seni korusun,
        Aklı şaşmış ve bunamış babam,
        Sana böyle eziyet eden kemirgenlerden!
        Nedir bu halin?
        Lazım olur diye
        Sakladığım oyuncak tabancamla
        Vurdum işte bütün kumarbazları!
        Onur Sezgin 27.7.1977



        1. Perde 2. kısım “ Küskünüm benim! ”

        Küskünüm benim!
        Ben ona böyle derdim çünkü
        Kabul ediyorum biraz hassas ve kırılgandı
        Küstürmüşüm onu…


        Ve bir gün…
        Kopardılar onu benden
        Makasın bileşen uçları,
        Kesip ayırdı kutsal saçı bedenimden
        Sonsuza kadar…

        Ve o zaman, onun (Seval’imin)
        Gözbebeklerinden şimşekler çaktı
        Ve karanlık gökyüzünden yağmurlar boşaldı
        Hiç bitmeyen…

        Varsın bu hava, bu su,
        Bu yeryüzü kargaşalığa düşsün
        İnsanlar, hayvanlar, kurtlar, kuşlar mahvolsun!
        Sonsuza değin lanetli olsun,
        Bu nefret edilesi gün
        En güzel, en çok sevdiğim varlığı
        Kapıp gittiği için
        Onur Sezgin 30.11.2008



        2.perde 2.kısım ” Tam o anın koordinatları ”

        Işıksız bir yerde,
        Dört yanımda tehlike
        Labirentin tam ortasındayım

        Üstümde de garip bir ağırlık

        Bir ad veremiyorum buna
        Eğer çaresizlik demezsem,
        Ne diyebilirim bu duyguya
        Onur Sezgin 04.09.2009




        1.perde 2.kısım “Anılar “

        Nöbet tutma sırası, bana geldiğinde;
        Kaskatı buzlar, zincirleriyle
        Sımsıkı bağladılar ayaklarımı
        Hiç bir şey duymuyordum orada
        Durmadan esen poyrazın ulumasından başka

        Kızıl renkli sonbahar ağaçlarına bakıyordum
        Ölümden hiç korkmuyorlardı
        Tek Tanrılı dinlerin;
        Belli ki, onlara kazandırdıkları
        Ruhun ölümsüzlüğü umuduyla avunuyorlardı
        Onur Sezgin 09.08.2009




        Aşk bitti
        Heyecan da öyle
        Evlilik bir ölümdür artık bu şekilde

        Oysa “ Heyecandı “ çok önceden
        Bize bu nikâh yeminini ettiren
        Bitti, hepsi bitti
        Onur Sezgin 3.08.2008




        1.perde 2.kısım “2008 Türkiye'si”

        Üstü örtülü gerçekler,
        Bir bir açığa çıkıyor şimdi

        Doğanın yasaları,
        Gecenin karanlığına gizlenmişti ya,
        Tanrı “Edison doğsun” dedi
        Ve ışığa boğuldu her şey
        Onur Sezgin 23.11.2008



        2.perde 2.kısım “ Yaş 45 “

        Ayak tabanlarında oluşan her nasır;
        Bir acı verir insana
        Tüketilemeyen bazı arzulardan mı?
        Yoksa boşa çıkan umutlardan mı?
        Bilinmez ya,
        Ak düşmüş her saç telinin ardında
        Bir gözyaşı saklıdır
        Çıkmakla işlediği suça üzülüp ağlarcasına
        Onur Sezgin 21.07.2008




        2. perde 1. kısım “ Metafizik Usulü Ayrılığın Koordinatları “

        İkimiz de tek başına kaldık şimdi
        Ama ben,
        Daha büyük bir şehirde,
        Daha kalabalık bir caddede kayboldum
        Çevremi saran bu uğultu,
        Beni hiç bilmediğim bir yöne sürüklüyor
        Başımda hafif bir ağrı,
        Ayaklarım yorgun
        Pusulam kayıp!
        Onur Sezgin 8.12.2008



        1. perde 2. kısım “ Bir Mutluluk Şarkısı “

        Dünyayı bir su damlasının içinde görmek
        − Ne güzel!
        Ve bir kır çiçeğinde cenneti

        Zamanı kum saatinin içinde sıkıca tut!
        Bak, sonsuzluk ellerinde işte!
        Yaşlılık korkutmasın artık seni
        Açlık ve ölüm de
        İstersen güneşi verebilirim sana
        Eskiden bahçede oynadığım yerde

        Ama bana inanmadığını söyleme
        Ben bir mutluluk şarkısı yazdım
        Her çocuk dinleyip sevinsin diye
        Onur Sezgin 12.10.2008




        1.perde 3.kısım “ Tragedya usulü sitem etmenin koordinatları ”

        Öfke ve hüzün,
        İçime işliyor
        Bir virüsün bedeni istila etmesi gibi

        Kader Tanrıçaları, beni işe yaramaz sandılar
        Böylece yanılarak hepsi
        Alın yazıma razı oldular

        Öyleyse gökyüzüne doğru çekmesinler ruhumu
        Sürünerek gitmeliyim ateşe
        Kısa bir yolculuk olmayacak zaten bu

        Yanarken alevler içinde,
        Bir tek aşağılık gözyaşı dökmeyeceğim
        Korkudan değil, acıdan kızaracak yüzüm, eğer kızarırsa

        Ey ruh, kül tanelerine dön;
        Akan bir derenin, bulanık sularına karış ki,
        Seni bir daha bulamasınlar
        Ve bu şekilde dağılsın
        Evrenin insafına kalmış o küçük parçacıklar.
        Onur Sezgin 02.09.2009



        1.perde 2. kısım “ Soylu geçinenlerle alay etmenin koordinatları ”

        Benim oldukça eski ama soylu
        Ya da soysuz kanım,
        Nebula denen gaz kütlesinden beri
        Kurt ve kuşun kanatlarında mı?
        Uçup gitti yani?

        Buna şaşmamalıyız
        Namuslu doğa bizi aptal yarattıysa
        Daha çok destan yazar tarih kitaplarımız
        Onur Sezgin 11.12.2008



        2.perde 1.kısım ” İltifat etmenin entelektüel koordinatları ”

        İnan ki, çok merak ediyorum,
        Senle ben ne yapardık
        Birlikte yaşamadan önce?

        Öyle denk gelmişiz ki… Bir pergelin iki ayağı gibi

        Bunu anlatabilmek için,
        Henüz cilalanmamış, pürüzlü dizeleri seçtim
        Konuşmaya en uygun,
        Düz yazıya en yakın olduğu için
        Onur Sezgin 26.08.2009



        1.perde 2.kısım ”Arabesk bir aşk filminin koordinatları”

        Seni ateşe atsalar, ben yanmaz mıyım;
        Senin kalbin kırılsa, ben inim inim inlemez miyim?
        Sen sitem etsen, neşeden eser mi kalır bende?
        Biz bir bütünüz
        Zorluklar bizi ikiye böldüğü halde
        Onur Sezgin 29.08.2009




        1. perde 2. kısım “ Bırakıp gitti işte beni ”

        Olympos dağının eteklerinde,
        Merdiven yıkardı harçlığı çıksın diye
        İşte ben böyle bir kızı sevdim

        Meğer Venüs bile kıskanırmış onu
        Geç uyandım

        Ve o gün
        Uçan bir kuşun kanatlarından nem kapmış
        Ya da sarhoş bir bulutun rüzgârına çarpmış
        Ne fark eder ki?

        Bırakıp gitti işte beni
        Yavaş yavaş gözlerini yumarak
        Bir daha açmamacasına hem de

        Şimdi yalnızca
        Rüyalarımda yeşeren o fidanın
        Küçücük yeşilini yağma eden kutsal keçiler,
        Duyun sesimi!

        Ey Olympos dağında yaşayan Tanrılar!
        Ya, hepten yok edin evreni
        Ya da bırakın sonsuza dek yaşasın âşıklar!

        Ve sen ay dede, karanlık gecelerime ışık tutan
        Silinip gitme unutuluşa
        Boşuna değil her gece yeniden uyanışın
        Onur Sezgin 21.02.2010





        2.perde 2. kısım “ Ayrılış “

        Otobüs durağında ağlıyor genç bir kadın
        Boyun atkısına gizlemiş
        Gözyaşının göz farına karıştığı yüzünü

        Üşümüş parmaklarını hohluyor
        Tek başına dönecek evine belki de
        Karanlık sokaklarda adım adım yürüyerek

        İlk adım ilk ayrılıştır
        Telefondaki o ayrılış
        Ilık akan bir gözyaşı
        Hayal kırıklığının ilk gözyaşlarıdır.
        Onur Sezgin 17.02.2010



        1. perde 2. kısım “Okul Yılları”

        Bir sigara paketinin içine
        Şiir yazarken yakalandım

        Aldığım cezaya mı?
        Yoksa yazdıklarımın
        Fark edilmediklerine mi yanayım?

        “ Sigara sağlığa zararlıymış “
        Öğrenmiş oldum

        Şimdiyse Yüksekten uçan
        Alçak gönüllü bir kartalın
        Beyaz kanatlarına yazdım
        Üstelik sesli harflerle
        Körler de bir parça okuyabilsin diye
        Onur Sezgin 25.02.2010

        • mustafa g önder gündoğar mustafagnd@hotmail.com | istanbul 2 yıl önce eklendi

          şeref malkoçun şevket kazanın önder savla görüşmelerini neden yadırgıyorki su ana kadar ağızlarında kaç kere milli görüş kelimesi çıktı önder sav türk vatandaşı değilmi arkadaş senin elinden tutan hocana kafa tutacaksın birde üzüldüm diyeceksin biz sizin yüzünğzden hergün üzülüyoruz

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

KARİKATÜR

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV